FATSA BOLAMAN
BOLAMAN
BOLAMAN' DAN HABERLER..
BOLAMAN' DAN MANZARALAR
FATSA RESİMLERİ
ORDU' DAN MANZARALAR..
MESAJLAR..SİZDEN GELENLER..
KARADENİZ YAYLALARI
MİZAH KÖŞESİ..FIKRALAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ YENİ
ZİYARETÇİ DEFTERİ 1
İNTERNETTE BOLAMANLILAR
İletişim
BOLAMAN FORUM
ARŞİV YAZILARI
BOLAMAN ASKER UĞURLAMA...
BOLAMAN 2009 I
SÜLEYMANPAŞA SARAYI VE HAZİNEDARLAR
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI 2
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 6
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 3
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 4
=> OSMAN PAŞA SON ÜNYE SANCAK BEYİ
=> SARAYIN SON HİKAYESİ
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI ÖZEL
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI 9
BOLAMAN BAYRAM
BOLAMAN 2012
BOLAMAN 2013 MANZARALARI
BOLAMAN MART 2013
BOLAMAN ARAŞTIRMALARI
ORDU SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ
BOLAMAN 2014
BOLAMAN 14 MART 2014
BOLAMAN 28 MART 2014
BOLAMAN 14 NİSAN 2014
ORDU'YA LİMAN VE LOJİSTİK ÜSSÜ
ORDU VE TURİZM EKONOMİSİ
 

Bölgeler ve Şehirler Turizm ve Ulaşım

SARAYIN SON HİKAYESİ

 




















Sarayın Son Hikayesi
8 Mart 2009 Pazar 18:32
Son Ünye sancak beyi Nuri Paşa’nın ve onun şair oğlu Mazhar Bey’in kaybolan mezarlarını en kısa zamanda bulmalı ve onlara sahip çıkmalıyız.
Ünye Sancak Beyliği Sarayı araştırmamızın onuncu ve son bölümüne geldik.

Sarayı yaptıran Süleyman Paşa’nın kim olduğunu, Ünye’ye nasıl geldiklerini, çocuklarını, onların çocuklarını, Trabzon’dan Samsun’a Canik bölgesini iki yüz yıl yöneten ve bölgede cami, çeşme, saray, konak, imaret, kütüphane gibi bir dizi hayır işleri yapan aileyi araştırdık ve haftadır yazmaya çalıştığımız bu çalışma ve bilmediğimiz bir sürü bilgi  ortaya çıktı.

Araştırma bölüm bölüm Ünye Kent Gazetesi, web sitesinde yayınlandı. Toplu olarak çok yakında www.unyeses.net adlı kültür sitemizde de yayına konacaktır. Bu kültür çalışmasının yazımı  sırasında okuyucularımızın çok yakın ilgisi ile karşılaştım..Aile fertleri de  destek verdiler. Ancak bu her şeyi kapsayan bilimsel bir çalışma değildir. Bilinmeyen daha birçok şey vardır. Benim Ünye tarih ve kültürüne küçük bir katkımdır, ileride daha iyisi  yazılacaktır.

 

Tarihte Ünye’ye ilk gelenler

Ünye, tarihi çok eskilere dayanan bir şehirdir, yerleşim ve MÖ 10.000 yıllarında başlamıştır. Yazılı tarihte burada ilk yerleşen topluluk Kaşkalar’dır.  Kaşkalar Sinop- Perşembe arasında yerleşmişlerdi.. MÖ 8ci yüzyılda Miletler Ünye’ye geldiler. Ünye’nin kesin kuruluşu MÖ 750 tarihinde başlar. İskender'in ölümünden sonra Karadeniz bölgesinde Pontus Devleti kuruldu... MÖ 63 yılında Pontus Devletinin yıkılması üzerine Ünye Roma hakimiyetine girdi.. Roma, MS 395 yılında ikiye bölününce Doğu Roma (Bizans) egemenliğinde kaldı.. 1214 senesinde ise Sinop'tan Ünye'ye kadar olan sahiller Selçuklulara bağlandı.

Ünye’de yaşayan uluslar, zaman içinde saraylar, kaleler, yollar inşa ettiler, çoğunun kalıntıları günümüze kadar ulaştı. Bunlar; Cevizdere’deki mağaralar, Saraçlı mahallesindeki antik yol ve toprak altındaki kiliseler, Midrebolu’daki, Mitrapolis şehrinin kalıntıları, Ünye köylerindeki kaleler, Ünye kalesi, kiliseler, saray kalıntıları..

Midrebolu tarafında başlayan ilk yerleşim, sonra Saraçlı mahallesine ve daha sonra Çakırtepe eteklerine oturdu. Son Pontos kıralı Mitridat Ünye’ye görkemli bir saray yaptırdı.  Daha sonra bu sarayın temelleri üzerine Bizanslılar bir saray daha yaptı. İleride Bizans imparatoru olacak olan Andranikos Kommenos’un Ünye’de sürgün yaşadığı yıllarda bu sarayı yaptırdığını yazar tarihler. (Osman Doğan Tarihte Ünye s.109.)Bu saray çoğu zaman Ünye kalesi ile karıştırılmıştır. Süleyman Paşa Sarayı buraya yapılan üçüncü saraydır.

 

Üçüncü Saray

Bu kadar bilgiyi yazmaktaki amacım, sarayın diğer iki sarayın yerine yapıldığını ve buraya yapılan üçüncü saray olduğunu anlatmaktı, biraz uzattık.

Neden üç saray da buraya yapılmıştı?

Çünkü burası arazinin en güzel yeri ve yarım ay şeklindeki koya hakim bir nokta idi, görüş mesafesi açıktı, denizle bağlantısı vardı, yükleme ve boşaltma ve karadan yapılacak bir saldırıya karşı kaçış yolu açıktı.

İlk yapılan saraya ait bilgiler çok zayıftır.. Pontus Kralı Mitridat yeni kurduğu Mitrapolis (Midrebolu) şehrinin batıdan ve denizden giriş kapısı olarak bu kale- sarayı düşünmüştü… İkinci saray ise tahminlerimize göre 1100 yıllarında Andronikos Kommenos tarafından yaptırılmıştı. Andranikos Ünye’de zorunlu ikamete mecbur edilmişti, bu sarayı yapmasına izin verildi. Andranikos’un kızının sarayın balkonundan her sabah güneşin muhteşem doğuşunu izlediğini yazar tarihler.

Süleyman Paşa’nın mimarları burada daha önce yapılmış sarayları biliyorlardı. Saraya1808 yılında başlandı ve yedi senede bitti.  Süleyman Paşa saray bittikten üç yıl sonra öldü. Saray 1850 yılında yandı..Sarayda ve yerine yapılan konaklarda o günden bu güne  Süleyman Paşa’nın oğlu Osman Beyin  soyundan gelenler yaşadı. Bunları daha önce anlattık.

 

Son Sancak Beyi ve şair oğlunun

kaybolan mezarları

Bugün hayattaki en yaşlı Haznedarlar Bolaman’da yaşamaktadırlar. Ünye kolunun en yaşlı üyesi Ankara’da eski ordu milletvekili Sayın Mazhar Haznedar’dır.

Bu çalışma esnasında bulamadığımız iki mezar bizi gerçekten çok üzdü. Bunlar Ünye için çok önemli kişilerin mezarlarıdır. Bulamadığımız bu önemli mezarlar son Ünye Sancak Beyi Nuri Paşa ve Şair Mazhar Bey’in mezarlarıdır.  Ünye tarihi ile ilgili bu çok önemli kişilerin en azından birer mezartaşları veya kitabeleri olması gerekirdi. Aile’nin bu koldan gelen ve Ünye’de yaşayan fertlerinin, Ünye’deki borsa, ticaret odası, belediye gibi yerel kuruluşların bu önemli konuya dikkatlerini çekerim. Belediye Cumhuriyet Meydanındaki sahte mezarla uğraşacağına Son Sancak Beyi’ne ve onun Şair oğlunun mezarlarını bulup yaptırmalı ve sahip çıkmalıdır.

 

Soyağacı

Ailenin Ordu Fatsa, Aybastı ve Bolaman’daki üyeleri ile görüşmek mümkün olmadı.

Başlarken iki bölüm sadece sarayı yazacaktım. Bu kadar uzun süreceğini tahmin etmediğim için bir ön hazırlık yapmadım, birçok bilgilere ulaşmakta zorlandım, biraz noksan oldu. En çok istediğim şey ailenin son generasyonu da içine alan bir soy ağacı yapmaktı.. Avukat Sayın Hikmet Naim Haznedar’ın bana göndermiş olduğu Osmanlıca soyağacını çözmekte zorlandım. Soyacında isimler bilinen isimlerden farklı geçiyor. Konuya vakıf bir aile üyesinin yardımı gerekti.

Naci beyin oğlu Edip Haznedar’ın oğlu, Sayın Sait Haznedar:”Ünye’de aileden yalnız Ayşe Hanım yaşıyor demişsiniz, oysa ben ve ailem de Ünye’de yaşıyoruz, bizi Haznedar ailesine kabul etmiyor musunuz?” diye sitem etmiş bana yazdığı e.postada..  Yazarken unuttuklarımız olmuş.. Yoksa benim kimseyi Haznedar ailesine kabul etmem veya etmemem işim ve haddim değil.

 

Herkese teşekkür

Birçok aile üyesi bu kültür çalışmasına yardımcı oldular, sağolsunlar.  Başta Ankara’dan Sayın Mazhar Haznedar Bey’e, İstanbul’dan Hilkat Gürsoy Haznedar Hanım’a, Bolaman’dan Yaşar Haznedar’a, yine Ankara’dan Osman Pirgil ve Orhan Aras’a ve Av. Hikmet Naim Hazneder’a, iletişimi sağlayan İn. Müh. Eren Tokgöz’e, İstanbul’dan Av. Murat Haznedar’a, Ünye’den Prof. Dr. Ayşe Haznedar Yalın’a, bir yazım hatasını bizi uyararak düzelten İpek Haznedar Atabek’e, ve Sait Haznedar’a, araştırmanın on hafta boyunca yayını sırasında telefonla tebrik ve teşekkür eden, kutlayan çok değerli okuyucularımıza, notları düzenleyen, editörümüz Rüya Turan kızıma ve tüm bunların gazete ve sitede sizlere ulaşmasını sağlayan sevgili kızım Şirin Ünye ve Ünye Kent gazeteleri ve web siteleri sorumlu yazı işleri müdürü Hacer Coşkun’a teşekkür ederim. Bu karmaşık hikayenin içinden yüz akıyla çıktığım için bir teşekkür de kendime ederim. Hoşcakalın..



8 ziyaretçi (138 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bölgeler ve Şehirler Turizm ve Ulaşım