FATSA BOLAMAN
BOLAMAN
BOLAMAN' DAN HABERLER..
BOLAMAN' DAN MANZARALAR
FATSA RESİMLERİ
ORDU' DAN MANZARALAR..
MESAJLAR..SİZDEN GELENLER..
KARADENİZ YAYLALARI
MİZAH KÖŞESİ..FIKRALAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ YENİ
ZİYARETÇİ DEFTERİ 1
İNTERNETTE BOLAMANLILAR
İletişim
BOLAMAN FORUM
ARŞİV YAZILARI
BOLAMAN ASKER UĞURLAMA...
BOLAMAN 2009 I
SÜLEYMANPAŞA SARAYI VE HAZİNEDARLAR
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI 2
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 6
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 3
=> SÜLEYMANPAŞA SARAYI 4
=> OSMAN PAŞA SON ÜNYE SANCAK BEYİ
=> SARAYIN SON HİKAYESİ
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI ÖZEL
=> ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ SARAYI 9
BOLAMAN BAYRAM
BOLAMAN 2012
BOLAMAN 2013 MANZARALARI
BOLAMAN MART 2013
BOLAMAN ARAŞTIRMALARI
ORDU SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ
BOLAMAN 2014
BOLAMAN 14 MART 2014
BOLAMAN 28 MART 2014
BOLAMAN 14 NİSAN 2014
ORDU'YA LİMAN VE LOJİSTİK ÜSSÜ
ORDU VE TURİZM EKONOMİSİ
 

Bölgeler ve Şehirler Turizm ve Ulaşım

SÜLEYMANPAŞA SARAYI 6

 














Ünye Sancak Beyliği Sarayı (6)
9 Şubat 2009 Pazartesi 13:58
Sultan İkinci Mahmut’a yazılan Süleyman Paşa’nın ölüm raporu Geçen hafta Hazinedarzade Süleyman Paşa ve ailesinin nereden geldiğini yazmış ve konuyu Süleyman Paşa’nın Çarşamba’da vefatı ile bitirmiştik
Geçen haftanın son paragrafını bugünkü konuya girmek için tekrar okuyalım:

“Süleyman Paşa, altı yıl Trabzon valiliği yapmış, Tuzcuoğulları isyanının bastırılmasından sonra devlet, Süleyman Paşa'yı Trabzon Valiliğinden alarak Alaiye (Alanya) sancağına atamıştır. Bazı tarihçiler azledildiğini yazarlar. Süleyman Paşa, çektiri denilen yelkenli ve on çift kürekli kayıkla Trabzon’dan hasta olarak Alaiye’ye doğru yola çıkmış, nefes darlığı olan Paşa bir de sıtmaya yakalanmıştı, Ünye'ye yaklaşıldığında hastalığı şiddetlendi karaya çıkmak zorunda kaldılar. Paşa’yı önce Ünye’deki saraya birkaç gün sonra da Çarşamba'daki konağına götürdüler, orada vefat etti ve Rıdvan Paşa Camii avlusuna defnedildi.

Erbaa’lı Rıdvan Bey adında birinin 1782 yılında Yeşilırmak' ta kaybolan kızının cesedinin Çarşamba'da bulunması anısına yaptırdığı bu mescidi Süleyman Paşa  tekrar yaptırdığı için buraya defnedilmiştir.

Vefatını Kethuda katibi İstanbul’a bir raporla bildirdi..

 

Süleyman Paşa’nın vefatını

İstanbul’a bildiren rapor.

 

Tarih bu olayı iki farklı şekilde yazmaktadır. Araştırmacılar birinci şekli doğru olarak kabul etmişlerdir. Yazılı tarih, Süleyman Paşa’nın Çarşamba’da vefat ettiğini ve Çarşamba’ya defnolunduğunu yazar. Bununla ilgili raporu biraz sonra aşağıda sunacağız.

Ancak, tarih olayı bir başka şekilde daha nakletmektedir.

Sultan İkinci Mahmut İstanbul’a yazılan vefat raporuna yani Süleyman Paşa’nın öldüğüne inanmaz. Trabzon valiliğine gönderdiği gizli bir fermanla Paşanın öldüğünün  ispatı için  Osmanlının çok eskiden beri başvurduğu bir yöntemin uygulamasını emir verdiğini ve emrin uygulandığını söyler bazı tarihçiler.

Bu emrin içeriğini elimizde belge ve kayıt olmadığı için yazamayacağım.

Şimdi İstanbul’a yazılan rapora bakalım..

Osmanlıca yazılan raporun dilini aslına sadık kalarak günümüz Türkçesine uyarlayarak veriyorum.

 

“Devletlü Sultanım Hazretleri.

“Alanya sancağı mutasarrıfı (Sancak Beyi, validen bir önceki makam) olan Süleyman Paşa Trabzon’da iken hummaya (sıtmaya) yakalanmış ve müşirlik dairesinde bir tabip (doktor) var idiyse de baktırılamadığından hastalığı şiddetlenip, istiskaya varmış (müzminleşmiş-eskimiş) ikinci dereceyi geçmişti. Azledildiğinde Trabzon’dan çekdiri ile (yelkenli ve kürekli bir deniz aracı) ile kalkıp denizden Canik Sancağındaki Ordu adlı yere o halle gelmiştir.

Talihim yaver gidip İstanbul’dan hareketimin 25 ci ve bu Cemaziyelevvel ayının (Arapça ayların beşincisi) Perşembe günü, İstanbul’a 200 saat uzak olan mezkur mahalde (adı geçen yerde) Süleyman Paşa ile buluşulduğunda görevim gereği onu göndermek için zorladım.

O gün kalkıp onsekiz saat mesafedeki Ünye’ye maiyetiyle denizden ulaşmış ve akabinde (hemen sonra) yeniden tahtırevan yaptırılmışsa da Süleyman paşa  Trabzon’a memur olması hesabı ile yedi seneden beri aile efradından uzak olması ve bunun yanında çok kötü hasta olduğundan oğulları  “Aman efendi, padişah başı için bizlere beş on gün kadar misafir eyle” diye yalvararak benden niyaz ettiler.

Ben kulları padişah efendimize hayır dualar aldırmak için ruhsat (izin) verdim Ondört gün hastalığı tedavi olunarak ikamet ettik.

(Süleyman Paşa’nın öndört gün Ünye’deki sarayda kaldığı anlaşılıyor.)

 Mezkur ayın 17 ci Perşembe günü Ünye’deki sarayından güzelce çıkıp bir merhale uzaklıkta bulunan Çarşamba kazasındaki konağına indiği sırada burada bulunan evladı ayali dahi Ünye’dekiler gibi ağlayıp sızladılar. Padişahımıza bundan da dua aldırmak için birkaç gün daha ikametine müsaade ettim. Ancak ayın 25 ci Cuma günü Süleyman paşa Allahın emri ile vefat etti.

Çarşamba, Ünye ve Samsundaki hazinesi ve konaklarını mühürleyip bütün mal ve eşyası yazılıp takdim kılınmıştır. Adı geçenin büyük oğlu Osman Bey, diğer büyük oğlu Memiş bey ve diğer oğlu 14 yaşındaki Aptullah bey üç nikahlı karısı odalığı, cariyeleri ve onbeş kölesi olduğu… (buradan sonrası okunamamıştır)

Rapor böylece uzayıp gider..

Bu yazıyı alan sadrazam padişaha kolaylık olsun diye kısaltarak sunar.

Padişah bu yazı üzerine cevap verecek ve  mallarının müsadere edilerek deftere yazılıp İstanbul’a gönderilmesini emir buyuracaktır.

“Emrin kısaltılmış aslı şöyledir:

Allah rahmet eyleye. Müteveffanın (vefat edenin) hayli şöhreti olmakla sadakati tecrübe olunmuş hademe-i devlettendir. (Devlete hizmet eden) Bütün malları ve eşyaları zapt ve tahrir edilip (yazılıp) defterleri bu tarafa gelsin.”

Trabzon yöresi ayanlarından Tuzcuoğlu isyanının bastırılıp elebaşının idamından sonra bölgede huzursuzluğun devam etmesinden rahatsızlık duyan devlet Süleyman Paşa’yı görevinden almış başka bir yere tayin etmiştir. Osmanlıda yöneticilerle yerel halk arasında rahatsızlık duyulduğu an yöneticilerin görev yerleri değiştirilirdi. İleride Süleyman Paşa’nın yarım bıraktığı bu işi oğlu Osman Paşa temizleyecektir.

Ancak Süleyman Paşa bu sırada ağır nefes darlığının dışında ileri derece sıtmaya yakalanmıştır. Devlet Paşa’nın yeni görev yerine gitmesini denetlemek için bir kethuda katibi atamıştır. Deniz yoluyla Samsuna oradan kara yolu Alaiye’ye (Alanya) gidilecektir.

Fakat ömrü yetme, Çarşamba’daki konağında hayata gözlerini yumar. Yıl 1818 dir.

Vefatı esnasında oğulları Osman, Memiş, Aptullah ve iki hanımı yanındır.

Bu ara küçük oğul Aptullah babası vefat ettiği sırada 14 yaşındadır.

Yukarıdaki raporu da bu kethuda katibi yazar.

Hazinedar ailesinin fertlerinin mezarları Çarşamba, Ünye, Ordu, Trabzon, Fatsa, Bolaman, Aybastı olmak üzere çok çeşitli yerlerdedir. Süleyman Paşa Çarşamba’da babası Behram Bey ve annesi Aybastı’da, büyük oğul Osman Bey Trabzon’da diğer oğul şair Fitnat Hanım’ın babası Ahmet Paşa ise Değirmendere mezarlığındadır. Osman Bey’den gelen Ünye kolu ise Ünye Tepe mezarlığında gömülüdürler.  Aileden Ünye’de yaşayan çok az kişi kalmıştır. Bir kol Fatsa Bolaman’da bir kol da Aybastı’da dır.

Ailenin en yaşlı fertleri Süleyman Paşa’nın soyundan gelen olan doksan yaşlarında Haznedar kızı Mesrure Hanım eşi Adem Gönül ve Emine Haznedar Hanımefendi  halen Bolaman’daki Hazinedarzade konağında yaşamaktadırlar.

Gelecek Hafta

Osman Paşa ve Ünye’deki Hazinedarlar

yasar.karaduman@gmail.com

 

Bu bölümün yazılmasında

Münir Aktepe"Tuzcuoğulları İsyanı"

Jules Laurens, (Türkiye Yolculuğu, YKY, İstanbul 1998, s. 152..  

Orhan Naim Hazneder (Bolaman Dergisi)

Dr. Mehmet Beşirli, 19. Yüzyıl Karadeniz Bölgesi

Mazhar Haznedar ‘ın  anıları

Osman Doğan “Tarih Boyunca Ünye”

Ufuk Mistepe www.unyezile.com sitesinden yararlanılmıştır.

Sarayın original resimleri:


8 ziyaretçi (135 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bölgeler ve Şehirler Turizm ve Ulaşım