VEZİR
SÜLEYMAN PAŞA
HAZİNEDAR AİLESİNDEN YETİŞENLER
|
|
Derleyen : Orhan Naim Hazinedar
(Bizim Bolaman Dergisi - Sayı : 1, 2, 3; Cilt : 1, Mayıs -Haziran Temmuz
Vezir Süleyman Paşa, Trabzon Vâlilerindendir (1811 - 1817). Aybastı'da doğmuştur. Babası, Trabzon Vâlilerinden (1756 - 1769) Canikli Süleyman Paşa'nın önce damadı, sonra da hazinedarı olan ve 18'inci yüzyılın başlarında Kafkasya'dan Trabzon'a ve daha sonra Çarşamba'ya gelen, oradan da Aybastı'ya gelerek orada yerleşen Süleyman Behram Bey'dir.
Annesi, yukarıda adı geçen Canikli Süleyman Paşa'nın kızıdır. Adı bilinmemektedir. Hazinedarzâde Süleyman Paşa, Aybastılı Bolatlıoğlu kızı, yine Aybastı'dan Hasan Ağa kızı ve Erbaa'dan İçerilioğlu kızı hanımlarla evlenmiştir. Bu hanımların adları bilinmiyor.
Yalnız, Çarşamba İlçesi Câmii Şerifi kapısı üzerinde Süleyman Paşa'nın eşleri Safiye ve Fatma Hanım oldukları yazılıdır. Süleyman Paşa'nın İçerilioğlu Hanım'dan Osman (Osman Paşa), Hasan Ağa kızı hanımdan Abdullah (Abdullah Paşa), Bolatlıoğlu kızı hanımdan Memiş (Memiş Paşa) ve hangisinden doğduğu bilinmeyen Ahmet adlarında dört oğlu olduğu biliniyor.
Hazinedarzâde Nuri Paşa Kavak Dibi'nde / II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü
Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü
Günümüze Aktaran : Osman DOĞAN - (06.05.2005 Tarihli Hizmet Gazetesi'nde Yayımlandı.)
Süleyman Paşa'nın Trabzon Vâliliği'ne getirilişi, 15 Kasım 1946 tarihli Akçaabat Gazetesi'nde Mahmut ÜSTÜN imzalı yazıda şöyle anlatılmaktadır :
[Süleyman Paşa, zeki, cesur, irade ve zabt-ı rabta muktedir bir zat idi. Canikli Ailesi'nin ikbal zamanında kendisini takdir ettirmiş, bu ailenin inkıraz (sönme) denebilecek felâketinden sonra eyâlet içinde aynülayân (ileri gelenlerin gözdesi) oldu.
Çok geçmeden Canik Mutasarrıflığı’na (yöneticiliğine) tâyin edildi. Çarhacı Ali Paşa'nın (61’inci Trabzon Vâlisi) infisalinde (ayrılmasında) Trabzon Mütesellimi oldu. O sıralarda Çarlık Rusya ile harp hali mevcut olduğundan 1222 (1810) senesi Rebi – ül Evvel'inde Faş Kalesi'nin istirdadına (geri alınmasına) memur vezaret rütbesiyle Trabzon Vâliliği kendisine va'd olundu (söz verildi). Bu va'd yerine getirilmek istenmedi. Bab – ı Âli’ye davet olunan Moralı Osman Efendi'ye Trabzon Eyaleti Vâliliği teklif edildi. Kabul etmediği için sürülmek suretiyle cezalandırıldıktan sonra, enderundar Çavuşbaşı Ahmet Aziz Efendi vazeret rütbesiyle Trabzon Eyaleti’ne vâli tayin edilince Süleyman Paşa'nın infiali (kızgınlığı) artmış ve gayretine halel gelmişti.
Derebeylerini ıslâha muvaffak olamayan Ahmet Aziz Paşa üç ay sonra azlolundu (görevinden çıkarıldı). Ve Süleyman Paşa 4 Rebi – ül - Evvel 1227 (1811)’de vezaret rütbesiyle Trabzon Eyaleti Vâliliği’ne, Canik Muhassıllığı’na tayin ve Ahikele Kalesi ile Tiflis taraflarının fetih ve teksirine (genişletilmesine) memur edildi.]
VEZİR SÜLEYMAN PAŞA
(Bizim Bolaman Dergisi - Haziran 1974, Cilt 1, Sayı 2, 500 krş, Sh. 18 - 19)
Ünye'de Eski Türk Âyân Konağı

Kaynak : X. Hommaire de Hell ve Ressam Jules Laurens - Doç. Dr. Semavi EYİCE
Süleyman Paşa, Trabzon Vâlisi olduktan sonra bir taraftan Ruslar’la çarpışıyor, diğer taraftan da içte mütegallibe (zorba) derebeyleriyle uğraşıyordu. İç uğraşma bütün hızıyla sürüp gidiyor ve bu didişme haliyle imparatorluğu dışa karşı zayıf düşürüyordu. Süleyman Paşa, yıllarca bu zorba ağalarla uğraştı. Bu ağaların başında Rizeli Tuzcuoğlu Memiş Ağa geliyordu. Tuzcuoğlu Memiş Ağa sorunu başlı başına bir konu teşkil edecek kadar dallı budaklı ve karışıktır. Bu olayda bir kısım tarihçiler Süleyman Paşa'yı haklı gösterirler; bir kısmı ise Tuzcuoğlu Memiş Ağayı. Hangi taraf haklı olursa olsun gerçek olan, Bab-ı Âli’nin de onayı ile Rize'den Of’a kaçan Tuzcuoğlu Memiş Ağa'nın 1232 (1815) yılında yakalanarak idam edilmiş olmasıdır. Ama bundan sonra da zorbaların direnişi durmamış ve uğraşma yıllar boyu sürmüştür. Bu konuda M. Münir Aktepe, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi'nde (Tuzcuoğulları İsyanı) başlığı altında 32 sayfalık incelemesinin son kısmında;
"…… Merkezde cereyan eden bu müzakerat (müzakereler) sonunda, sudur eden (meydana gelen) irade - i seniyye (padişah emri) mucibince (gereğince), Tuzcuoğullarının Rusçuk ve Varna havalisine (çevresine) yerleştirilmesine karar verildi. Tahir ve Abdulaziz Ağalar ile Abdulkadir'in oğulları Hamit, Ömer, Behram ve Arif namındaki sergerdeler (elebaşılar) muhafaza altında İstanbul yolu ile Rusçuk ve Varna taraflarına nefyolunarak (sürülerek) oralarda ikamete (oturmaya) memur edildiler (Şaban 1250).
Bu suretle Trabzon, Rize, Of ve Sürmene havalisi (çevresi), bütün bölgede kökleşmiş olan asî Tuzcuoğlu Ailesi’nin zulmünden kurtuldu" demektedir.
Görülüyor ki Tuzcuoğulları gailasi, Süleyman Paşa - Memiş Ağa olayından sonra da yıllarca sürmüş, dedelerinin marifetini torunları da sürdürmüştür. Ta ki Rusçuk ve Varna taraflarına sürülene kadar. Son parçasının bir kısmını, yukarıya çıkardığımız bu inceleme, başlangıçtan beri süre gelen Tuzcuoğulları sorunu hakkında bir sonuç çıkarmak için aydınlatıcı niteliktedir.
VEZİR SÜLEYMAN PAŞA
(
Bizim Bolaman
Dergisi - Temmuz 1974, Cilt 1, Sayı 3, 500 krş, Sh. 12 - 13)